Fonunuz Kapandı, Birikiminiz Askıda: Fon Mağdurları İçin Hukuki Yol Haritası

 

Fonunuz Kapandı, Birikiminiz Askıda: Fon Mağdurları İçin Hukuki Yol Haritası

Av. Nusret Çetin | Çetin Hukuk Bürosu | 21 Eylül 2026

Bir sabah yatırım uygulamanızı açıyorsunuz ve yıllardır biriktirdiğiniz paranın durduğu fonun "işleme kapalı" olduğunu görüyorsunuz. Ne satabiliyor ne de ne olacağını öğrenebiliyorsunuz. Eylül 2026'nın üçüncü haftasında yaklaşık yarım milyon yatırımcı tam olarak bu tabloyla karşılaştı.

Bu yazıyı, yaşananları sade bir dille anlatmak ve "Şimdi ne yapmalıyım?" sorusuna hukuki açıdan somut cevaplar vermek için kaleme aldım. Amacım paniği artırmak değil, haklarınızı zamanında ve doğru yoldan aramanıza yardımcı olmaktır.


 

Kısaca Ne Yaşandı?

Sermaye Piyasası Kurulu, 17 Eylül 2026 tarihli ve 2026/60 sayılı bülteniyle yedi portföy yönetim şirketinin TEFAS'ta işlem gören fonlarını alım satıma kapattı. Karardan etkilenen şirketler Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1 Capital, Pardus ve Bulls Portföy'dür. Bu fonların yaklaşık 130'u için ayrıca tasfiye kararı verildi. Şirket bazında dağılım şöyle: Pardus 42, Hedef 31, Atlas 16, Bulls 15, Pusula 12, A1 9 ve Tera 5 fon. Kamuoyuna yansıyan rakamlara göre söz konusu fonların toplam büyüklüğü 900 milyar lira civarında, etkilenen yatırımcı sayısı ise 515 bin dolayında.

Kurul, kararını Sermaye Piyasası Kanunu'nun 96. maddesinde düzenlenen tedbir yetkisine dayandırdı. Başlangıçta üç ay olarak öngörülen tasfiye süresi, 20 Eylül'de yayımlanan 2026/62 sayılı bültenle altı aya uzatıldı. Kurul bu uzatmayla, portföydeki hisselerin kısa sürede satılmaya çalışılması hâlinde çok düşük fiyatlardan elden çıkarılmasının önüne geçmeyi amaçlıyor.

Aynı günlerde İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturmada piyasa dolandırıcılığı ve suç gelirlerinin aklanması iddiaları inceleniyor. Basına yansıyan bilgilere göre onlarca kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirildi, çok sayıda gözaltı yapıldı ve aralarında bir portföy şirketinin yönetim kurulu başkanının da bulunduğu bazı kişiler tutuklandı. SPK'nın denetleme raporu doğrultusunda, borsada işlem gören bir tasarruf finansman şirketinin paylarında manipülasyon yapıldığı iddiasıyla yeni gözaltılar gerçekleşti. Savcılık ayrıca şirket yöneticileri ile yakın akrabalarının mal varlıklarını azaltacak işlemler yapmalarını kısıtladı ve MASAK'tan mali inceleme talep etti.

Şunu da hatırlatmak isterim: Soruşturma sürüyor ve hiç kimse hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı bulunmuyor. Masumiyet karinesi herkes için geçerlidir.


 

"Param Gitti mi?" Sorusunun Dürüst Cevabı

Kısa cevap: Paranız yok olmadı, ancak tamamını geri alacağınızın da bir garantisi yok.

Hukukumuzda yatırım fonlarının tüzel kişiliği yoktur. Fon varlıkları, kurucu şirketin kendi mal varlığından ayrı tutulur ve şirketin borçları için haczedilemez (SPKn m.52). Yani fon şirketi batsa bile fonun içindeki hisseler, tahviller ve nakit yatırımcılara aittir.

Ne var ki bu koruma mülkiyeti güvence altına alır, değeri değil. Fonun içindeki hisseler yarı değerine düştüyse, tasfiye sonunda elinize geçecek tutar da buna göre azalır. İşte bu noktada şu soru önem kazanır: Kaybın ne kadarı olağan piyasa riskinden, ne kadarı hukuka aykırı yönetimden kaynaklanıyor? Tazminat davalarının esası bu ayrıma dayanacak.

Tasfiye nasıl yürüyecek?

Tasfiyeyi fon şirketleri değil, SPK'nın görevlendirdiği bankalar yürütüyor. Tera fonlarında Türkiye İş Bankası, diğer altı şirketin fonlarında ise Ziraat Bankası yetkili. Bankalar, portföydeki varlıkları piyasanın kaldırabileceği hızda ve parçalar hâlinde satacak. Elde edilen nakit, her yatırımcının pay oranına göre MKK nezdindeki bireysel hesabına aktarılacak. Karar öncesinde verilip gerçekleştirilemeyen iade talimatlarının öncelikli olarak ödenmesi öngörülüyor.

"Kapatılan" fon ile "tasfiye edilen" fon aynı değil

Bu ayrım sıklıkla gözden kaçıyor. Yedi şirketin TEFAS'taki tüm fonları alım satıma kapatıldı, ancak bunların yalnızca bir kısmı tasfiye listesine alındı. Tasfiye listesinde olmayan fonlarda paylarınız hesabınızda durmaya ve fiyatları değişmeye devam ediyor. Ne var ki şu an bu paylardan çıkış yapamıyorsunuz ve bu kısıtlamanın ne zaman kalkacağına dair bir süre belirlenmiş değil.

Fonunuzun hangi grupta olduğunu öğrenmek için fon kodunu değil, fonun tam unvanını SPK bülteni ve KAP duyurularıyla karşılaştırın.


 

Bugün Yapmanız Gereken İlk İş: Belgelerinizi Güvenceye Alın

Deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu tür davalarda sonucu çoğu zaman mağduriyetin büyüklüğü değil, neyin ispat edilebildiği belirler. Bu nedenle aşağıdaki belgeleri bugünden toplayın:

  • Banka veya aracı kurum hesap ekstreleri ile fon alım satım dekontları 
  • e-Devlet üzerinden MKK e-Yatırımcı ekranının tarih görünen ekran görüntüleri 
  • Verdiğiniz iade talimatlarının saatini gösteren kayıtlar (özellikle 15–17 Eylül arası) 
  • Fonun izahnamesi, içtüzüğü, yatırımcı bilgi formu ve aylık portföy raporları (KAP'tan indirilebilir)
  • Fonu size öneren kişi veya kurumla yaptığınız yazışmalar, mesajlar ve size verilen reklam ya da broşürler 
  • İmzaladığınız risk bildirim formu, uygunluk testi sonucu ve varsa nitelikli yatırımcı beyanınız

Son maddeye özellikle dikkat çekmek isterim. Serbest fonlar yalnızca nitelikli yatırımcılara satılabilir. Böyle bir statünüz olmadığı hâlde size serbest fon satıldıysa, bu durum satışı yapan kurumun sorumluluğunu doğrudan gündeme getirebilir.


 

Başvurabileceğiniz Hukuki Yollar

1. Tasfiye sürecini yakından takip edin ve kayıtlara itiraz edin

Artık ilk muhatabınız tasfiyeyi yürüten bankadır. Pay adedinizin doğru kaydedildiğini, iade talimatınızın öncelikli ödemeler arasında yer alıp almadığını ve hesabınızda hatalı bir bloke olup olmadığını yazılı olarak sorun. Kayıt hatası veya eksik ödeme gibi bir sorunla karşılaşırsanız başvurunuzu belgeli yapın ve gerekirse noter aracılığıyla ihtarname gönderin.

Tasfiye sonunda size ödenen tutar beklentinizin çok altında kalırsa, varlıkların hangi fiyattan ve kime satıldığının ayrıca incelenmesini talep edebilirsiniz.

2. SPK'ya şikâyette bulunun

Fonun izahnamesindeki yatırım sınırlarının aşıldığını, portföyün ilişkili şirketlere yönlendirildiğini veya fonun size yanıltıcı biçimde tanıtıldığını düşünüyorsanız SPK'ya yazılı şikâyette bulunabilirsiniz. Bu başvuru tek başına size tazminat kazandırmaz. Ancak Kurulun yapacağı inceleme ve hazırlayacağı raporlar, açılacak davalarda en güçlü delillerden biri olur. Aşağıda anlatacağım Yargıtay kararında da mahkemenin tazminata hükmetmesinde SPK incelemesi belirleyici olmuştur.

3. Ceza soruşturmasına dahil olun

Soruşturmada öne çıkan suç tipleri şunlardır:

  • Piyasa dolandırıcılığı (SPKn m.107): Sahte alım satımlarla yapay fiyat oluşturmak ya da yanıltıcı bilgi yaymak
  • Güveni kötüye kullanma (SPKn m.110): Fona veya yatırım kuruluşuna emanet edilen varlıkları kendi veya başkası yararına kullanmak
  • Suç gelirlerinin aklanması (TCK m.282) ve koşulları varsa nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158)

Burada önemli bir usul kuralına dikkat etmek gerekiyor. SPKn m.115'e göre sermaye piyasası suçları için soruşturma başlatılabilmesi SPK'nın yazılı başvurusuna bağlıdır. Dolayısıyla bireysel yatırımcının şikâyeti bu suçlar bakımından tek başına soruşturma başlatmaz. Bu dosyada SPK'nın suç duyuruları zaten yapılmış olduğundan, sizin yapmanız gereken mevcut soruşturma dosyasına suçtan zarar gören sıfatıyla dilekçe vermektir. Dilekçenizde zararınızı, yatırım tarihlerinizi ve delillerinizi açıkça belirtmelisiniz. Kamu davası açıldığında ise katılan olarak davaya dahil olmayı talep edebilirsiniz.

Katılan sıfatı size şu imkânları sağlar: dosyayı inceleyebilir, delil sunabilir, kararlara itiraz edebilir ve ceza dosyasındaki bilirkişi ile MASAK tespitlerini ileride açacağınız hukuk davasında kullanabilirsiniz.

4. Tazminat davası açın

Kaybınızın hukuka aykırı yönetimden kaynaklanan kısmını geri almanın asıl yolu tazminat davasıdır. Bu davada en kritik adım doğru kişiye doğru gerekçeyle dava açmaktır. Olası sorumlular şunlardır:

  • Fonu yöneten portföy şirketi: İzahnamedeki yatırım stratejisine ve risk sınırlarına uymakla, yatırımcının çıkarını gözeterek özenli yönetim yapmakla yükümlüdür. Portföyün tek bir hissede aşırı yoğunlaştırılması veya grup şirketlerine yönlendirilmesi bu yükümlülüğün ihlali anlamına gelebilir.
  • Şirket yöneticileri ve fon yöneticileri: Kusurlu davranışlarıyla doğrudan zarar verdikleri ölçüde haksız fiil hükümlerine (TBK m.49) göre kişisel olarak sorumlu olabilirler.
  • Portföy saklayıcısı: SPKn m.56 uyarınca fon varlıklarının mevzuata ve içtüzüğe uygun yönetilip yönetilmediğini denetlemekle görevlidir. Bu denetimi yapmayan saklayıcının sorumluluğu gündeme gelebilir.
  • Fonu size satan banka veya aracı kurum: Sizi risk konusunda yeterince bilgilendirmediyse, risk profilinize uymayan bir ürünü önerdiyse ya da nitelikli yatırımcı olmadığınız hâlde serbest fon sattıysa sorumlu tutulabilir. 
  • Manipülasyona katılan üçüncü kişiler: Ceza yargılamasında sorumluluğu tespit edilen kişilere karşı da haksız fiil hükümlerine göre tazminat talep edilebilir.

Zarar nasıl hesaplanır? Zarar, yatırdığınız tutardan tasfiyede aldığınız tutarın çıkarılmasıyla basitçe hesaplanmaz. Mahkeme, piyasanın genel düşüşünden kaynaklanan kaybı hukuka aykırı eylemden doğan kayıptan ayırmak için bilirkişi incelemesi yaptıracaktır. Tasfiye tamamlanmadan zararın kesin miktarı belli olmayacağından, belirsiz alacak davası (HMK m.107) bu tür davalar için uygun bir yoldur.

Arabuluculuk şartı: Bu davalar genellikle asliye ticaret mahkemelerinde görülür. Konusu para alacağı olan ticari davalarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak zorunludur (TTK m.5/A). Karşı tarafın kim olduğu ve sizin tüketici sayılıp sayılmayacağınız hangi mahkemenin görevli olacağını ve hangi arabuluculuk sürecinin işleyeceğini değiştirebilir. Bu nedenle her dosyanın ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

5. Delil tespiti ve ihtiyati tedbir isteyin

Tasfiye sırasında yapılan satışlara ait kayıtlar ve fon belgeleri ileride kaybolabilir veya erişilemez hâle gelebilir. Bu delillerin korunması için mahkemeden delil tespiti (HMK m.400 vd.) talep edebilirsiniz. Sorumluların mal kaçırma ihtimali varsa ihtiyati tedbir (HMK m.389 vd.) yoluna da başvurabilirsiniz. Savcılığın getirdiği mal varlığı kısıtlamaları önemli bir güvence olsa da sizin kişisel alacağınızı doğrudan teminat altına almaz.

6. Yatırımcı Tazmin Merkezi (YTM) hakkında gerçekçi olun

Sosyal medyada "YTM paranızı ödeyecek" şeklinde yanlış bilgiler dolaşıyor. YTM, bir aracı kurumun müşterisine ait parayı veya menkul kıymeti teslim edemez hâle gelmesi durumunda devreye girer. Bunun için de önce SPK'nın ilgili kurum hakkında tazmin kararı vermesi gerekir ve ödeme kanunda belirlenen üst sınırla sınırlıdır.

Fonun değer kaybetmesinden doğan zarar YTM'nin kapsamına girmez. Yatırım fonlarında mevduat sigortasına benzer bir devlet güvencesi bulunmamaktadır.

7. İdari yargı yoluna başvurun

SPK'nın tedbir ve tasfiye kararları idari işlem niteliğindedir. Bu kararlardan doğrudan etkilenenler, kararın ilanı veya tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açabilir. Ancak piyasayı korumaya yönelik tedbirlerin iptal edilmesi kolay değildir. Bu nedenle bu yol çoğu yatırımcı için öncelikli seçenek olmayacaktır.

8. Hisseyi doğrudan satın aldıysanız: 6 aylık süreyi kaçırmayın!

Fon yatırımcısı olmayan, ancak listede adı geçen hisseleri borsadan doğrudan satın alarak zarar eden yatırımcılar da hukuki yollara başvurabilir. Şirketin KAP açıklamalarında veya finansal raporlarında yanlış, eksik ya da yanıltıcı bilgi bulunduğu ortaya çıkarsa, bu belgeleri imzalayanlar zarardan birlikte sorumlu olur (SPKn m.32).

Ancak bu yolda kanun çok kısa bir süre öngörmüştür: Zararın doğduğu tarihten itibaren yalnızca altı ay. Aşağıda anlatacağım Yargıtay kararında da görüleceği üzere mahkemeler bu süreyi katı biçimde uygulamaktadır. Manipülasyon iddiası söz konusuysa genel haksız fiil hükümlerine dayanmak da mümkündür, ancak süre riskini hiç göze almamak gerekir.


 

Yargıtay'ın Yaklaşımı: Emsal Kararlardan Çıkan Dersler

Ders 1: Yatırımcının risk profiline aykırı yönetim tazminat doğurur.

Yargıtay 11. HD, E. 2020/6040, K. 2021/4503, T. 27.05.2021

Bu davada portföy yönetim şirketi, müşterisinin kabul ettiği risk sınırını aşarak yüksek riskli işlemler yapmış, zarar büyüdükçe daha da riskli işlemlere yönelmişti. SPK incelemesiyle bu durum tespit edilmiş ve şirkete idari para cezası verilmişti. Yerel mahkeme şirketin zarardan sorumlu olduğuna hükmetti, Yargıtay da kararı onadı. Karar bireysel portföy yönetimine ilişkin olsa da SPK tespitlerinin tazminat davasında ne kadar belirleyici olduğunu açıkça gösteriyor.

Ders 2: "Bilgilendirilmedim" demek yetmez, bunu ispat etmek gerekir.

Yargıtay 11. HD, E. 2019/4445, K. 2021/3866, T. 20.04.2021

Serbest fon yatırımcısının açtığı bu davada mahkeme, yatırımcının risklerden haberdar edildiğini ve kurumun bilgilendirme yükümlülüğünü yerine getirdiğini kabul ederek davayı reddetti. Fonu pazarlayan kurum ile yöneten kurum arasındaki ayrım nedeniyle bir davalı yönünden husumet itirazı da kabul edildi. Karardan çıkan ders açık: Doğru davalıyı seçmek ve iddiaları somut belgelerle desteklemek şarttır.

Ders 3: Fonun yönetiminden kurucu sorumludur.

Yargıtay 11. HD, E. 2012/17305, K. 2013/15684, T. 16.09.2013

Bu dosyada yerel mahkeme, Yargıtay'ın bozma kararı sonrasında yaptığı yargılamada yatırım fonlarının tüzel kişiliği olmadığını ve fonun yönetiminden doğan sorumluluğun kurucuya ait olduğunu kabul etti. Her kurucu kendi fonuyla sınırlı olarak sorumlu tutuldu.

Ders 4: Manipülasyon suçu bireysel yatırımcıyı da korur.

Yargıtay 19. CD, E. 2019/30364, K. 2019/11098, T. 11.09.2019

Yargıtay, piyasa dolandırıcılığı suçunun yalnızca ekonomik düzeni değil, yatırımcıların mali haklarını da koruduğunu vurguladı. Bu tespit, yatırımcıların ceza davasında suçtan zarar gören olarak yer alabilmesinin temel dayanağıdır.

Ders 5: Katılan olabilmek için zararın hangi işlemden doğduğunu göstermelisiniz.

Yargıtay 15. CD, E. 2013/25051, K. 2013/18189, T. 21.11.2013

Birden fazla hissede manipülasyon iddiasının bulunduğu bir davada, yalnızca tek bir şirketin hissesinden zarar gördüğünü belirten yatırımcıların, o hissede işlem yapmamış sanıklar bakımından doğrudan zarar görmediği kabul edildi. Dilekçenizde hangi fon veya hisseden, hangi tarihlerde zarar gördüğünüzü açıkça belirtmelisiniz.

Ders 6: Altı aylık süre gerçekten altı aydır.

Yargıtay 11. HD, E. 2023/6600, K. 2024/8137, T. 20.11.2024

KAP'ta gerekli açıklamaları yapmayan bir şirket aleyhine hissedarın açtığı tazminat davasında mahkeme, sürenin başlangıcı olarak en geç SPK'nın idari para cezası verdiği tarihi esas aldı. Bu tarihten itibaren altı ay geçtikten sonra açılan dava zamanaşımı nedeniyle reddedildi ve Yargıtay kararı onadı.

Ders 7: Eylem aynı zamanda suç ise daha uzun zamanaşımı süresi uygulanır.

Yargıtay 11. HD, E. 2022/2015, K. 2023/118, T. 10.01.2023

Haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa, tazminat davasında ceza kanunundaki zamanaşımı süresi uygulanır (TBK m.72/1). Manipülasyon veya güveni kötüye kullanma iddialarında bu kural yatırımcıya daha uzun bir süre tanıyabilir.


 

Süreler Tablosu

 
Yol Süre
Tasfiye süreci 6 ay (SPK tarafından uzatılabilir)
KAP açıklamalarından doğan tazminat (SPKn m.32) Zararın doğmasından itibaren 6 ay
Haksız fiil tazminatı (TBK m.72) Zararı ve faili öğrenmeden itibaren 2 yıl, her durumda fiilden itibaren 10 yıl; eylem suç ise ceza zamanaşımı
Sözleşmeye aykırılıktan doğan talepler Kural olarak 10 yıl
SPK kararlarına karşı iptal davası 60 gün
Ceza davasına katılma Kamu davası açıldıktan sonra, ilk derece mahkemesi hüküm verene kadar
 

 

Yatırımcıların Sık Düştüğü Hatalar 

  • Panikle satış yapmak: Hâlâ işlem görebilen varlıklarınızı aceleyle satmak zararınızı kesinleştirir ve ileride zarar ile hukuka aykırı eylem arasındaki bağın ispatını zorlaştırabilir.
  • Toplu dilekçenin yeterli olacağını düşünmek: Hukukumuzda derneklerin açabileceği topluluk davası (HMK m.113) yalnızca hakların tespitine yöneliktir ve üyeler adına tazminat alınmasını sağlamaz. Mağdur dernekleri bilgi paylaşımı açısından değerlidir, ancak her yatırımcının kendi zararını kendi dosyasında ispat etmesi gerekir.
  • YTM'den ödeme beklemek: Fonun değer kaybından doğan zarar YTM'nin kapsamına girmez.
  • "Paranızı kurtarırız" vaatlerine inanmak: Bu tür krizler ikinci bir dolandırıcılık dalgası için uygun ortam yaratır. Ücret karşılığı garanti vaat eden ve avukat olmayan kişilere itibar etmeyin. 
  • Süreleri kaçırmak: Özellikle doğrudan hisse alan yatırımcılar için altı aylık süre, davanın esasına hiç girilmeden reddedilmesine yol açabilir.

 

Sık Sorulan Sorular

Tasfiye bitmeden dava açabilir miyim?

Evet. Zararın kesin tutarı henüz belli olmadığı için belirsiz alacak davası açabilir, delil tespiti ve ihtiyati tedbir talep edebilirsiniz. Ancak dava stratejisinin tasfiye takvimiyle uyumlu şekilde planlanması önemlidir.

Ceza davasına katılmak zorunda mıyım?

Zorunlu değil, ancak kesinlikle tavsiye ederim. Ceza dosyasında ortaya çıkan bilirkişi raporları, SPK denetim raporları ve MASAK incelemeleri, tazminat davanızda zararı ispat etmenizi büyük ölçüde kolaylaştırır.

Bireysel emeklilik fonum etkilendi mi?

BES ve otomatik katılım fonları bu kararın kapsamında değildir. Yine de fonunuzun portföyünde etkilenen hisselerin bulunup bulunmadığını fon raporlarından kontrol etmenizde fayda var.

Aracı kurumum soruşturma kapsamında. Hesabımdaki hisseler güvende mi?

Aracı kurumdaki hisseleriniz MKK'da sizin adınıza ayrı olarak kayıtlıdır. Kurum hakkında tedbir kararı alınması bu mülkiyeti ortadan kaldırmaz. Kurumun varlıklarınızı size teslim edemez hâle gelmesi durumunda ise SPK'nın tazmin kararıyla birlikte YTM devreye girebilir. Bu süreçte verdiğiniz tüm talimatların kayıtlarını saklayın.


 

Son Söz

Bu kriz, yatırımcının üç ayrı alanda hakkını araması gerektiğini gösteriyor. Tasfiye süreci, fonun içinde kalan varlıkları size iade eder. Ceza yargılaması, sorumluları ortaya çıkarır. Tazminat davası ise fonda olması gereken değer ile size fiilen ödenen tutar arasındaki farkı geri almanın yoludur. Bu üç süreç birbirinden bağımsız değildir; birinde elde edilen delil ve tespitler diğerlerini güçlendirir.

Her yatırımcının durumu farklıdır. Fonun türü, yatırım tarihleri, fonun size hangi kanaldan satıldığı ve yatırımcı statünüz izlenecek yolu doğrudan etkiler. Hak kaybına uğramamak için belgelerinizi hemen toplamanızı ve dosyanızı sermaye piyasası hukuku alanında deneyimli bir avukata değerlendirtmenizi öneririm.

Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki danışmanlık veya yatırım tavsiyesi niteliği taşımaz. Gelişmeler hızla değiştiği için yazıdaki bilgiler 21 Eylül 2026 tarihi itibarıyla geçerlidir.

Görsel temsilidir.

 

Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Nusret Çetin' e aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir.

Avukat Nusret Çetin - Sorularınız için: Avukata Sor sayfasını ziyaret ediniz.